Gazetemiz yazarı Haluk Ekiz’in yazısı
Geçen akşam, köyümüzde bize Fındık tarımsal ilaçlama konusunda destek olan arkadaşımız aradı.
Söylediği şu ;
Bu yıl KOKARCA ile mücadele kapsamında en az BEŞ kez, bilemiyoruz belkide ALTI kez ilaç atmamız gerekebilir. Yoksa fındığı unutalım!!! dedi.
Haklı mı?, tabiii haklı.
Zaten hep öyle yapmadık mı?
Fındık kurdu!
Bastık ilacı !!
Külleme, küf hastalığı!
Bastık ilacı!
Yaprak gübresi, verim doping vs!
Bas, bas!! Bastık? ilacı !
Isırgan, istenmeyen otlar !!
Ona da bas ilacı gitsin!
Hatta son bir kaç yıldır öyle bir hal aldık ki,
Fındık hasadı öncesi, tırpanla uğraşmamak adına, bahçe yüzeyine ilaç serpilerek, otlar kurutuluyor ve rahatça tertemiz yüzeyde işçilik maliyetini çok düşürerek yerden FINDIK toplanıyor.
Ama kimse, yöreye özgü bitki örtüsünün, böcek, fare, yılan ve solucan neslinin yok edilmesine kafa yormuyor.
Marketlerin manav reyonlarında üzümlerin, karpuzların içlerinde rast geldiğimiz ARILAR nerede acaba?
Bahçelerde bir zamanlar daldan dala konan serçeler, hasanağa, karatavuk, bozilik ve çalıkuşları nereye gittiler? .
Köryılanlar, göğ keçemenler, yeşil gödenler tarih oldu da bizler randuman hırsından farkedemedik bile
İçtiğimiz ilaçların ağrımıza faydası olurken, mide, bağırsak, böbrek ve karaciğerimize verdiği hasarı doktorlar bile söylerken bu KİMYASAL KONUSU bizi nereye götürüyor?
Fındığa faydası olan, bir sürü böcekleri öldürürken sonunda canlı neslini yok edersek ileride bizi bekleyen tehlikeleri bizlere kim anlatacak?
Bu yıl, KOKARCA korkusuyla atılacak üç beş defalık ilacın uzun vadede fayda zarar bilgisi hiç bir yerde yok.
Devlet,bu ilaçlama konusunda, bahçelere, ilaçlı tuzak ya da bu zararlıyı kendine çekebilecek çözümler üretmelidir.
Yoksa yakın gelecekte FINDIK bahçeleri canlı neslinin kurutulduğu ölü diyarlar olmaya adaydır diye düşünmekteyiz.
Herkese Selam,
Herkese Saygı.


GÜVERCİNLİK KÖYÜNDEN GEÇTİNİZ Mİ?
DİN TÜCCARI SİYASETÇİLER DEMOKRASİMİZE ZARAR VERMEKTEDİR