Gazetemiz yazarı Haluk Ekiz’in yazısı .
Paylaşımlarımızda yemek göstermek adetimiz değildir.
Ama bu sofrayı göstermek, duyurmak, beğenmek ve takdir etmek adına yazıyoruz.
Malumunuz dün akşam KADİR gecesiydi. Aslında Peygamberimiz, Ramazanın son on gününde tek gecelerde arayın demişse de çoğunluk ulemanın görüşüne göre 27.gece olarak umulur ve idrak edilir.
Nasıl ki yemek yapmak için malzeme lazımsa, bize de yazmak için malzeme gerekiyor.
Dün akşam, Belediyenin bir ay boyunca verdiği iftar sofrasına ilk kez misafir olduk.
Bunca yıl gördüğümüz ve duyduğumuz ön yargılardan uzak bir ortam bulduk.
Hani hep derlerdi ya ;
Yemekler soğuk, pide bayat, yemek sırasında iftar olur, yetişemezsin, yer bulamazsın vs.
Dikkat çekici bir renk tonu olan kırmızı yeleği giymiş görevliler yemek dağıtıyor.
Sadece bir değil tam üç ayrı yerde ve bu durum yığılmayı önlemiş.
Ellerde eldiven, başlarda bone. Hijyene önem verilmiş.
Vatandaşın yemeğini alırken geçirdiği süre ONBEŞ YİRMİ SANİYE.
Mekan, Fatsa Belediyesi Kültür Sanat Merkezindeki düğün salonunda organize edilmiş. Ortam sıcak.
Herkes rahatça yer bulup oturabiliyor.
Yemekler, bizim daha önce Spor kompleksi olarak bildiğimiz Sosyal Tesislerde yapılıyormuş.
Her akşam BİN ile BİNBEŞYÜZ kişilik yemek ikram ediliyor.
Fatsa Belediyesinde çalışan kurum Amirleri Müdürler, Başkan ve yardımcılarına görev dağılımı yapılmış.
Her akşam en az bir ya da bir kaç kişi, misafirlerle birlikte aynı ortamda iftar yapıyorlar.
Otuz gün boyunca her akşam
ÇORBA, ANA YEMEK, PİLAV, TATLI ve PİDE veriliyor.
Normal hayatta TABİLDOT usülü yemek satan lokantalardaki kalitenin aynısı belki de fazlası ikram ediliyor.
Peki yemeğe kimler geliyor?
Tahminler şöyle ;
— Başta fakir fukara, garip guraba,
— Yolculuk esnasında iftara Fatsada denk gelenler,
— Evde hastası olup yemek yapamayanlar,
— İşlerinin yoğunluğu sonucu, eve iftar hazırlığına yetişemeyip gelenler,
— Maddi açıdan sıkıntılı olup, iftarını maliyetsiz yapmak isteyenler,
— Ve az da olsa, bizim gibi düşünüp, yemek kuyruğuna girmenin, ihtiyaç sahibi olmanın nasıl bir duygu olduğunu ara da bir yaşamak isteyenler.
Sonuç olarak, ülkede İslamı hayatımızdan çekip çıkardığımızı varsayarak, Oruçlar, Teravihler, Ramazan ve Kurban bayramları, Cenazeler, Mevlitler, Vakit ve Cuma namazları, Camiler ve İftar sofralarının bir anlık kaybolup gittiğini düşünülelim.
Ortak değerlerimiz ve birlik beraberliğimiz adına geriye ne kalır yorumlara yazın.
Bu toplumu bir arada tutan Müslümanlığımız ve İslam birliğimizi bozmaya çalışan, içeride ve dışarıda hiç bir şer odağına Allah fırsat vermesin inşallah.
Bin ay (83 yıl 4 ay) dan daha değerli olan Kadir gecemizde yapılan ibadetlerimizin inşallah kabul olması temennisiyle Fatsalıların, tüm okuyucularımızın, Ülkemizin ve İslam aleminin RAMAZAN BAYRAMINI kutlarız.
Herkese Selam,
Herkese Saygı.


MUSTAFA ADIGÜZEL VEKİLİMİZE DE SESLENELİM
“SON MEKTUP”
KAVGALI ZİHNİYET