Fatsa Söz Gazetesi / Fatsa'dan Güncel ve Özgün Haberler

BİLİMDEN UZAKLAŞAN TOPLUM

BİLİMDEN UZAKLAŞAN TOPLUM
Muharrem Dürümlü( muharremdurumlu@gmail.com.tr )
20 Ağustos 2026 - 21:25
Kurtuluş Savaşımızın önemli efelerinden biriyle Eğirdir’e gelir Halide Edip. Efenin ne yapacağı belli olmaz. Halk evlerine çekilmiştir. Sokaklar ise çok ıssızdır.
 
Karşılanmadığına çok öfkelenen Efe; “ madem böyle, geldiğimizi duymaları için karşınıza ilk çıkanı şu yanınızdaki ağaca asın. Diye kükrer.
 
Kızanlar, tarlasından dönen bir delikanlıyı yaka paça yakalar. Boynuna ipi geçirirler ve Onbaşı Halide Edip’in onca yalvarıp yakarmalarına karşı, ağaca asarlar.
 
Delikanlı darağacında can verir.
 
Zavallı birini asmak efelik töresiyle bağdaşır mı, sana yakıştı mı bu? Diye çıkışan gözleri yaşlı Halide Edip’e Efenin verdiği yanıt düşündürücüdür.
 
Bak onbaşı Bacı, İnsanlar ya ilimle ya zulümle yönetilirler. Bizde ilim yok. Ne yapalım. Zulümle yönetiyoruz.
 
Durum bugün de pek değinmemiştir.
 
Türkiye “ zulümle” yönetilmese de sürekli olarak bilimle çatışmakta, bilim adamlarını hep haklı çıkarmaktadır.
 
Derdini anlatamayan bilim adamları için bu da bir tür “ zulüm” dür.
 
En yıkıcı yer sarsıntılarından sonra kopan kıyametleri, evleri yapanlara yönelik aşağılamaları anımsayın. Daha sonra da aynı yerlere bir yıl sonra uğrayın.
 
Bütün toplum da, ora halkı da yazgısına boğun eğmiştir.
 
Bu durum yeni sarsıntılara dek sürer.
 
Yaşanan, bu bellek kısır döngüsü, olan ise, bilimle çatışmadır.
 
Hukukta da böyledir, bu.
 
Türkiye, Avrupa Konseyinin kurucu üyesidir. Bir yasanın nasıl yapılacağına ilişkin birçok tavsiye kararı vardır. Konseyin. Bunların başında hukuk/dilinin kavramlarının iyi kullanılması gelir.
 
Çünkü hukuk bir bilimdir.
 
Kendine özgü ilkeleri, sözcükleri/kavramları, bunların küresel tanımları vardır. Ülkeden ülkeye değişmezler.
 
Bunlara uyulmadığı takdirde öğretide, uygulamada büyük kargaşa yaşanır. Kaçınılmazdır.
 
Kişiler ya da meşruluk için “ Yok yasa, yap yasa “ anlayışıyla yasa yapılmaz. Uygar bir toplumda Adalet ülküsünü temel alan bir yasa koyucu, kuşkusuz soy, cinsiyet, din vb. gibi eşitliği örseleyici etkenleri dışlar, toplumsal sınıflar arasındaki ayrımları giderecek ya da en azından uzlaştıracak biçimde toplumsal adalet ilkelerini gerçekleştirmeye özen gösterir.
 
Diyoruz ki, nesnel hukuka uygunluk nedenleri ile kişisel cezasızlık nedenlerini karıştırmayın. Bunları özleri ve sonuçları başkadır. Ama kavramları karıştırmakta diretenleri var.
 
Madem böyle olacaktı. Hukuk bilimiyle çatışan yasalarca yönetilecekti ülke, öyleyse hukuk fakültelerini niye açtınız. Neden durmadan çoğaltıyoruz bu hukuk fakültelerini.
 
Kahroluyoruz.
 
Toplum olarak, içten olalım. Bilime “ dostlar alışverişte görsünler” diye danışılmaz. Ciddi ürünler üretmek için danışılır.
 
Türkiye de hukuk biliminin temel ilkeleri, kavramları, terimleri çıkarılan yasalarla, kimi kararlarla sürgit çiğneniyorsa, hukuk fakülteleri işlevsiz kalmış demektir.
 
Bilimle yoğrulmuş bulunan yapıtlara sahip çıkalım. Kalın Sağlıcakla!
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
BİYOGRAFİLER
POPÜLER FOTO GALERİLER
KÖŞE YAZARLARI

Copyright © 2020 / Fatsa Söz Gazetesi / Tüm hakları saklıdır.