Fatsa Söz Gazetesi / Fatsa'dan Güncel ve Özgün Haberler

HARBİ TUR

“BAYANLAR ! STRESLİMİSİNİZ?”

“BAYANLAR ! STRESLİMİSİNİZ?”
Haluk Ekiz( halukekiz@gmail.com )
30 Mayıs 2022 - 15:12

“Haydi sizlerle ŞEHİR hayatına kısa bir ara verip FATSANIN KÖYLERİNE doğru bir yolculuk yapalım.
Önce şuan yaşadığınız evlerden bir kesit sunalım..
Sabah, derecesini kendiniz ayarladığınız kombinin ısıttığı evlerde güne uyananlar var.
Ve yine sıcaklığını kendinize göre ayarladığınız suyla elini yüzünü yıkayanlar var.
Borulardan gelmesi gereken sıcak suyu beklemek bazen insanı sinirlendirir.
Bir tuşla çıt, çıt ( en fazla 2 kez ) ses çıkartarak yanması gereken ocağa çay suyu koyacaksınız.
İkiden fazla çıt ,çıt ,çıt, çıt ve hala yanmıyorsa sinirlenenler var mı aranızda ?
Buzdolabı elinizin altında, açtınız ve dünkü yenmeyen yemekleri koymuştunuz, onları alıp homurdanarak çöpe döktünüz.
Çamaşır makinanız beyazları tam istediğiniz gibi yıkamamış.
Kullanma becerinizi sorgulamadan, o markayı keşke almasaydım diye hayıflanıyorsunuz belki.
Sofra hazır. Bin bir çeşit kahvaltılıklarla sofrada kimse mutlu değil.
-Yumurta fazla pişmiş, zeytin çok tuzlu. Ekmek dünden kalmış, Bu yemeğe niye soğan koyuldu ? vs, vs…
Arabaya binip işe giderken yanınızdan gelen geçen başka marka ve model araçları görünce hışımla torpidoya vurup,
( Değiştiremedik gitti şunu ) diye bindiğiniz arabayı beğenmediğiniz oldu mu ?.
Velhasıl evdeki tencere tava koltuk halı perde badana boya yatak yorgan ne varsa bazen hepsini ÇÖPE atasınız gelebiliyor değil mi ?
Beğenmemek bir yana tüm bunları değiştirip yenisini alamadığınız için de mutsuz ve strestesiniz.
Sonunda bunların yüzünden DEPRESYON tedavisi görenler bile var. İlaç kullananlar var.
Hımmmm!!
Sizi anlayabiliyorum..
Pekii,,,
Hadi bir de şöyle geriye doğru kısa bir yolculuk yapalım.
Yani ANNELERİMİZİN yaşadığı yıllara gidelim birlikte.
Sabah olduğunda buz gibi evde, sobanın etkisi daha gece olmadan kaybolmuş,
Herkes yatıyorken sabah en önce ANNELER kalkardı.
Kuzine yanacak, ibrikle çay suyu kaynayacak.
Ahırda inek çağırıyor. Hava soğuk. İneği sağdıktan sonra süt kaynarken, kalvaltılıklar siniye dizilecek ,kuzinede ekmek pişecek.
Kahvaltılık denince aklınıza ne geldi bilmiyorum ama turşu ( pancar, fasülye veya biber yaprağından), pekmezli yoğurt, kurutulmuş çökelek, köy yumurtası, mis gibi bahçe domatesi , dikenli salatalık vs.
BABALAR bahçeye gider, ANNELER, beşikteki çocuğu ninniler eşliğinde sallaya sallaya uyutup, sabah bulaşığını, ibrikteki çay suyundan arta kalan sıcak suyla elde tek tek yıkar, sonrasında tahta yayıkla,500 sayısına ulaşana kadar sallanıp ayran ve tereyağ yapardı.
ÖĞLE YEMEĞİ için fındık ağacından örülme uzun yemek sepetini koluna takar ve babaya götürürdü.
Bazen de çocuğu sırtına sarıp bahçeye gitmek zorunda kalınırdı.
Babalar ev işlerinde yoktu ama anneler bütün bahçe işlerinde vardı.
Ekim dikim, ot kazma, ikileme, biçme, cıvıl ( çıtak ) yapma, mısır derme, değirmen için mısır ayıklama, Fındık toplama velhasıl tüm işlerde olan anne, akşam eve geldiğinde yemek yapma, bulaşık, temizlik, çamaşır işlerinde de yalnızdı.
Bu işlere yardım eden erkekler köy yerlerinde yadırganır ( kılıbık) denilerek dalga geçilirdi.
Onca bahçe işi ve bir sürü ev işlerinin üstesinden gelen anneler, akşam el ayak çekilince uykusu gelinceye kadar , bir de ellerinde CİDE ile çorap , ŞİŞLERLE yelek, süveter, kazak, dolak ( kaşkol) , fes ve eldiven örerlerdi.
Geçmişte her kadın bir sanatkardı. Yarıya kadar ördüklerini , kişinin üzerinde şöyle bir göz kararı yaparak örmeyi bitirdiklerinde herkes mutlu olurdu.
En bilinen örnek SAÇ ÖRGÜSÜYDÜ.
Ayrıca kızı olan anneler, onlara çeyiz desteği olarak dantel örerlerdi. Masa örtüsü karyola eteği ve yastık kılıfı en çok yapılan dantellerdi.
BAKLAVA DİLİMİ ve ÖRÜMCEK deseni çok yapılırdı.
Bunun yanında, Kocanın ve çocukların istekleri bitmez, ANNELER de onları memnun etmek için uğraşıp dururdu.
Kırk yaşın üstünde olanlar çok iyi bilirler ki, geçmişte,GOLAN ( elde örme kalın ip)’la çocuğunu sırtına sarmış , inekleri bahçeye götüren, tarlaya yemek taşıyan, yayık yayan ve yemek yapan ya da fındık ocağının dibinde mavi renkli bir beşik sallayan ANNELERE mutlaka rastlamışlardır.
O Anneler, hayatlarının her hangi bir anında strese , bunalım takılmaya ve depresyona girmeye vakit bulamazken,
bugünün anneleri teknolojinin desteği arkalarındayken bu mutsuz yaşamı neden tercih ederler anlamak zor.
Önceleri SABIR vardı, HOŞGÖRÜ vardı, KANAATKARLIK vardı.
Günümüzde kısa süren ve BOŞANMALARIN had safhada olduğu evlilikler sıradan normal bir şeymiş gibi algılanırken, önceleri kimse yuvasını yıkmak istemezdi.
Problemleri büyükler çözer ve iş tatlıya bağlanırdı.
Günümüzde , büyükleri işlerine karıştırmadan sorunları kendi aralarında çözmeye çalışan gençlerin faturasını ödeyecek olan BEBEKLER, büyüdüklerinde nasıl bir TOPLUM yapısı olacağını kestirmek pek te zor olmasa gerek.
ESKİ ANNELER den ölenlere rahmet, hayattakilere sağlıklı ömürler dileriz.
Herkese Selam.
Herkese Saygı”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
KÖŞE YAZARLARI

Copyright © 2020 / Fatsa Söz Gazetesi / Tüm hakları saklıdır.