Fatsa Söz Gazetesi / Fatsa'dan Güncel ve Özgün Haberler

HARBİ TUR

“ESKİ MAHALLENİZ DURUYOR MU ?”

“ESKİ MAHALLENİZ DURUYOR MU ?”
Haluk Ekiz( halukekiz@gmail.com )
15 Temmuz 2022 - 11:04
“Yıllardır, 20 -40 yaşındaki, tek ya da en fazla iki katlı,dar sokaklara bakan, çatısı kiremitli evlerde yaşadık. Balkondan balkona konuşmalar, çay, sigara alıp vermeler kadar yakındı evler birbirine.
Durumu iyi olup, ikinci katı yapanlar, alt kattan üst kata taşınır ve alt kat kiraya verilirdi.
Ev sahipleri genelde üst kata taşınırdı. Minibüslerin en önüne oturmayı prestij olarak görenler gibi, bazı ev sahipleri de,kiracısına yukarıdan, hükmetmeyi sevdiğinden üst kata taşınırdı.
– Akşamları dış kapıyı açık bırakıyorsunuz,
– Çok misafiriniz geliyor, ,
– Çocuklar gürültü yapıyor
vs.
Evsahibinin kiracılara ettiği sitemlerdi.
Evinden çıkıp giderken komşumuzu perde arkasından görüp; o gün evden nasıl bir moral ile çıktığını yüzünden ve yürüyüşünden tahmin ederdik.
Akşam eve dönüşlerde, sokağa girip eve yaklaştığımızda mutlaka pencereden sokağı seyreden teyzelerimiz olurdu.
Bunlardan iyi niyetle etrafı seyredenler vardı ama bir çok teyzemiz de, iş dönüşü yorgun argın evlerine gelenlerin filelerinde ne var?,
Üstünde başında yeni ceket, pantolon almış mı, ayağındaki ayakkabısına kadar takip eder, hatta pencereden aşağıya soru yöneltirlerdi.
Bu bilgileri akşam yemeğinde sofradayken, kimse sormasa da onlar anlatırdı.
— Filancı kıyma almış,,
— Yaaa!!
– – Kira borcunu ödemez, et yiyor öylemi?
— Falancı yine iş bulamamış.
— ..,,,,, karısı bugün bir süslenmiş, bir görsen, kime hava atıyorsa!!
– -,,,,, Ağızında filtreli cigara vardı, bakkala bir sürü hesabı var malboro içiyor,
– – Yan komşu ceket diktirmiş, vs ,,
Bir sabah işe giderken, tam sokak kapısından kurtulup caddeye adım attığınızda arkanızdan ansızın
– – Hayırlı işleer, nere gidiyon? sesiyle irkildiğimiz anlar da çok olurdu.
Bazen de biz, kendimizi iyi hissettiğimiz bir akşam eve girerken – – Nasılsın …. teyzeee?
dediğimize pişman olurduk.
Gelinden, çocuktan yakınmalar, romatizmalar, fayda etmeyen ilaçlar vs,vs..
Çok örnekler var çoook. Şöyle dönün maziye eski mahallenizi hatırlayın, sokağınızı , penceredeki o rahmetli teyzeleri.
O dönemlerde ;
– – Ahanda yine başlayacak, diye içimizden kızdığımız, hele bir de kulakları duymuyorsa hep yandığımız teyzelerle güzelmiş hayat.
Tüm bunların kaynağı neydi biliyormusunuz?
EVLER YERE YAKIN dı. Hatırlayın, .
İKİ katlı bina yapanlar gururla geziyordu ortalıkta. Kiracısı, kira geliri vardı.
Biz farkedemeden evler BEŞ kata çıktı.
Küçük evler yıkıldı bir bir. Onlar kayboldukça bizimde anılarımız öldü. Eski mahallemize her yolumuz düştüğünde;
-Aha burda küçük bir ev vardı, (… .) amca, teyze vardı. Şurada bir dut ağacı vardı. Şurada bir erik ağacından çok erik çalardık.
Evet işte böyle.
Uzun bir zaman beş kat olarak direndi evler.
Nüfusun çok yer değiştirmesi ve bizi yönetenlerin EKONOMİYE CAN VERSİN düşüncesiyle, çok katlı bina ruhsatları geldi ve ( beş kat binalar) da saltanatını kaybetti.
FATSA için yazacak olursak, yıllardır Elekçi ırmağı ile Sülükgölü arasına hapsolan ŞEHİR, Mandra diye bildiğimiz Evkafa ve Dolunaya doğru adeta patladı.
Durduramadık katları.
Sekiz, On, Oniki, Onbeş, Onsekiz, Yeteeeeeer!!!! Durun artık!! Başımız döndü.
Sonra ne mi oldu?
İnsanlar somurtganlaştı.Normal hayatta, işinde ve görevini yaparken, tebessümle ve 32 dişi gözükerek dolaşanlar, 15 katlı evinin önüne geldi, yüzünü astı, bahçe kapısının kumandasıyla aracını parkeden üst ya da alt kat komşusunu GÖRMEZE GELEREK asansöre yöneldi.
Asansörde komşularla karşılaşıldığında herkes kafasını öne eğdi, suratını astı ve konuşmadan evlere dağıldık.
Evin içi derseniz, dışından beter oldu.
İki veya üç odalı evlerdeyken yüzümüze fışkıran mutluluklar kayboldu.
Herkes kendine ait odasına çekildi.
Ana baba çocuklarına WhatsApp dan yazarak sofraya çağırdı.
Binadaki bir Cenaze, Düğün, hastalık kimseyi ilgilendirmedi.
Bir zamanlar GERİ KALMIŞ ÜLKELER sınıfında gösterilen güzel memleketim çağ atladı(!) .
Milli gelirimiz arttı ama çok şeyler kaybettik.
Bu günlerde SADECE telefonla SELFİE çekerken 32 dişimizi göstererek gülüyoruz.
Ama sadece bir kaç saniyelik SAHTE bir gülüş.
Hayat devam ediyor.
Temennimiz ise, geçmişi kaybettik ama bari, yakındığımız bu günleri aramayız inşallah.
Herkese Selam,
Herkese Saygı.”
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
KÖŞE YAZARLARI

Copyright © 2020 / Fatsa Söz Gazetesi / Tüm hakları saklıdır.