Gazetemiz yazarı Muharrem Dürümlü’nün köşe yazısı.
Bilindiği gibi , deniz kıyıları, göl ve akarsular ( ırmaklar) Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bu gibi yerler aynı zamanda kadastro dışı kalan yerlerdir.
Meşebükü ve Taşlıca Mahallelerini birleştiren korkuluk demirlerin üstünde durmayı beceren, tarihi taşlıca asma köprüsünün çevre için önemi çok büyüktür.
Fatsa Bolaman ırmağı üzerinde, Taşlıca ve Meşebükü mahalleleri arasında, tarihi oldukça eskilere dayanan bir asma köprü şu an her yönüyle yıkılmaya yüz tutmuş, bir an önce, eski dokusuna kavuşturulması için, restorasyon çalışmaları hızla yürütülmektedir.
Taşlıca köprüsü 100 yıllık ömrüne rağmen, yalnızca korkuluk demirlerinin paslanması sonucu. Ufak tefek hasar görmüş, ama köprünün tüm yükünü ayakta taşıyan kemerlerde dökülme gösteren birkaç parça beton dışında, dimdik ayakta durmaktadır.
Çocukluğumuz hep buralarda geçti. Yaz aylarında ırmağa yüzmeye giderdik. Yöremizde özellikle bahar aylarında görülen yağışlar sonunda meydana gelen sellerde köprülerin yıkıldığına çok sık tanık olmuşuzdur. Ancak asma köprü yapıldığı günden bu güne kadar aşırı sellere karşı bütün haşmetiyle, gücüyle amansız bir vaziyette direnmişini göstermiş ve hiçbir hasar görmemiştir.
Yalnız şu an gazetecilik çalışmamız neticesinde tanık olduğumuz bir durum hiç hoş değildir. Paslı demirlerle ayakta durmayı başaran tarihi köprünün yakınlarında oturanların bu köprüyü koruması gerekirken, çakıl, kum gibi inşaat malzemelerinin çıkarılması, taşınması ve sonucu itibariyle kullanılması tarihi doku asma köprüye her yönüyle zarar vermektedir.
Dönemin Deniz Bilimleri Fakültesi DOÇ. DR Hasan TÜRE gerek deniz, göl ve gerekse nehirlerde yapılması gereken kıyı dolguları üzerinde bilimsel çalışmalarını hızla yürüten bir bilim adamıydı. DSİ Genel Müdürlüğümüz ve Fatsa Belediye Başkanlığının koordineli olarak yürüttüğü Fatsa- Aybastı Devlet Karayolu üzerinde Fatsa Karayolları Bakımevi güzergahından/ Fatsa Spor Kompleksine kadar kıyı boyunda Fatsa- Bolaman ırmağının her iki sağ/sol şeridinde “ kıyı dolgularını ” hayata geçirerek, aynı zamanda bir dinlenme parkını halkımızın hizmetine sunulduğu hepimizce malumdur.
Kıyı dolguları açısından en temel sınırlayıcı mevzuatımız 1982 Anayasanın 56 maddesi ve 3621 sayılı Kıyı kanunudur. Kıyı kanunu, deniz tabii ve Sunu göl ve akarsu kıyıları ile yerlerin etkisinde olan ve devamı niteliğinde bulunan sahil şeritlerinin doğan ve kültürel özelliklerini gözeterek korunması toplum yararına kullanılması bireylerin ve toplumun vaz geçilmez ana görevlerindendir.
Asma köprünün inşa edildiği tarihlerde lira pek geçmiyordu. O dönemlerde kuruş kullanılıyordu. Taşlıca köprüsünün yapımında etkin olan insan gücüydü. O tarihlerde yaşlı kişilerden edindiğimiz bilgilere göre, teknik yönden makine denebilecek bir araç yoktu.
Tarihi taşlıca- asma köprüsü çevre için çok önemlidir. Köprünün yapıldığı dönemlerde Samsun- Ordu karayoluna hizmet veriyordu. Köprünün yukarı kesiminde ise Çamaş İlçesine giden bir yol ayırımı mevcuttur.
Rahmetli dedem ( İbrahim DÜRÜMLÜ) şunu söylüyordu. Köprü inşaatının yapıldığı yıllarda her yerden insanın çalıştığını, kendisinin ise, köprüde işçilik yaparak para kazandığını, çalışıp kazandığı parayla Fatsa pazarının kurulduğu pazartesi günü çarşıya gelerek, alışveriş yaptığını söylerdi. Köprünün yapıldığı dönemlerde inşaatta çalışan bir işçinin düşerek hayatını kaybettiği hep söylerdi. Çocukluğumda bu asma köprünün etrafında yaşanan bir intihar olayına bile tanık olduk. 1927 yılında yapımına başlanmış tarihi asma köprüsü, bu güne kadar kullanılmakta olup, eski dokusundan hiçbir şey kaybetmemiştir.
10 yılda inşaatı tamamlanan ve şu an Bakanlığın denetimiyle hızla tadilat çalışmaları devam eden ve çok yakında açılışı yapılacak olan bu köprü Richter ölçeğine göre 7 büyüklüğünde olabilecek bir depreme bile dayanıklıdır.
Tarihi asma köprünün bazı yerleri çürümeye yüz tutmuş bazı yerlerinden ise kopmuş olan korkuluklarının onarılması çalışmasında emeği bulunan yetkililere çok teşekkür ederiz. Köprü sadece yöre halkının bir piknik yeri değildir. Köprünün ve çevresinin korunma sadece Taşlica ve Meşebükü Mahalle halkının görevi değildir.
Bu canlı dokuya hepimizin sahip çıkması gerekir. Tıpkı tarihi “ Gaga Gölü “ nün çevresi siü alanı olup, korunan yerler konumunda bulunuyor ve yetkili kurum tarafından sürekli korunup, denetleniyorsa tarihi Asma köprü yöne halkı için bir kültürel mirastır. Bu gibi yerlerin korunması hepimizin görevidir. Kalın Sağlıcakla !


HAKKINIZI ARAYIN.