Dün Köyde Cenazemiz vardı. Bolamanda, bizim çocukluğumuzda Düzler caddesi olarak bildiğimiz ama bugünlerde ismi DÜĞÜNLER CADDESİ (!) olmaya aday yolda, bir aracın çarpması sonucu Hatice yenge, Hikmet abiyi boynu bükük bırakıp gitti.
Acımız büyük oldu. Tabi ateş her zaman düştüğü yeri yakıyor.
Fakat, bazı olaylar ve ölümler, gelmeden önce BAS BAS BAĞIRIYOR, “Ben geliyorum” diye.
Son yıllarda Bolaman Fatsa arası SAHİL tarafında bazı işletmeler DÜĞÜNLER için hizmet vermeye başladılar.
Kimsenin ekmeğinin düşmanı değiliz ama, bu mekanlara her davet edilişimizde elimiz yüreğimizde, tedirgin adımlar attık ve hala da atıyoruz.
Bahse konu işletmeler, Karadeniz otoyoluna neredeyse sıfır metre mesafedeler.
Otoparkları çok yetersiz. Davetliler bazen anayola ikinci sıra araç park edip düğüne gidiyorlar.
Ordu güzergahından gelen bir çok araç 120 – 150 km hızla SAHİL ‘e indiklerinde yol kıyılarına gelişigüzel park etmiş araçları görünce bocalıyorlar, kornalar, frenler, buna bir de gece olması ve yağışlı havalar eklenince görüş mesafesi azalıyor, kazalar kaçınılmaz oluyor.
Aracı asfalta sıfır konumda park edip aniden inenler, düğünden çıkıp da trafiği kontrol etmeden kapı açıp aracına binenler ise insanın yüreğini ağzına getiriyor.
Kontrolsüzce araç aralarında dolaşıp giderken yola çıkan kadınlar, çocuklar, yaşlılar, kulağı duymayan gözü iyi görmeyenler.
Daha da vahimi, gerek otopark sıkıntısı, gerekse konumları gereği, düğüne gelenlerden bazıları araçlarını yoldan karşıya bırakıp GÜYA yaya geçitlerini kullanıp birazda canbazlık karışımıyla yola atlıyor koşuyor ve kaza riski alıyorlar.
Öte yandan, ILICA kavşağından kurtulup Bolaman yönüne gazı kökleyen bazı Sürücüler, uluslararası yol olarak adlandırılan bu güzergaha yapılan yaya yollarını ya hiçe sayıyorlar veya farkedemiyorlar.
Kimi kuralları bilen ve sürücülerin de bildiğini zanneden bazı yayalar ise, bu beyaz çizgilere güvenip yola çıkıyorlar ve sonunda ocaklar sönüyor.
Tüm bu bizim gördüklerimizi eminiz ki yetkililer de görüyor, biliyor ve neden çözüm üretilmiyor?
Anadoluyu gezenler bilir. Bozkırlarda öyle yollar var ki dakikada bir iki araç geçmesine rağmen TRAFİK ışıkları konulmuş.
İnsan bazen sırf KIRMIZI ışık yandığı için bekliyor.
Bolaman havzasında akan trafik için bir ışıklandırma koyulup yaya güvenliği ve akış yavaşlığı sağlanamaz mı?
Biraz daha geriye gelirsek, her bayramda Fiskobirlik kavşağı kapatılıyor. Bir anlamda Fatsa bayramda içeriye hapsediliyor. Meydandan az ötede aracına binenler Dolunay tarafına gitmek için AYBASTI kavşağını buluyor.
Son olarak Mandıra sapağı adıyla bilinen Üniversite kavşağına değinelim.
Bu mevkide ciddi bir nüfus var. EVKAF MAHALLESİ sakinleri evlerine giderken, Dolunay kavşağına, Samsun yönüne giderken de Liman Kavşağına yönlendirildi.
Neden?
Uzaya çıkmayı başaran Türkiyemin, oraya bir ışık koymaktan aciz olduğunu sanmıyoruz.
Çevre yolu, çevre yolu, çevre yolu!!
Denildi, dedik, diyoruz ve demeye devam edeceğiz.
Ama bizi duyan yok.
Sahi!!
FATSA UZAKTAN NASIL GÖRÜNÜYOR ?
Onu da cevaplaması gerekenler söylesin.
Herkese Selam,
Herkese Saygı.


GÜVERCİNLİK KÖYÜNDEN GEÇTİNİZ Mİ?
DİN TÜCCARI SİYASETÇİLER DEMOKRASİMİZE ZARAR VERMEKTEDİR