Merhaba değerli okurlar,
Ülkemizde son günlerde dikkat çeken yeni bir gündem var: aile hekimlerimiz, bazı yeni düzenlemeler nedeniyle iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Öncelikle bu düzenlemelere bir göz atalım:
1. Aile hekimleri bazı ilaçları yazamayacak, yazarlarsa maaşlarından kesinti yapılacak.
2. Bir aile hekimine 6 ay boyunca gitmezsek maaşı kesilecek.
3. Aile hekimi yerine devlet hastanesine gittiğimizde yine maaşları kesilecek.
4. Aile hekimine düşük puan verdiğimizde maaşlarından kesinti yapılacak.
Değerli okurlar, artık siyasetin geldiği noktayı görmüyor musunuz? Doktorlarımız birer birer yurtdışına gidiyor. Bu insanlar giderse bu ülkede yaşam nasıl devam edecek? Bu düzenlemeler ne insanidir ne de mantıklı. Şimdi siyaseti bir kenara bırakarak bu durumu vicdanen değerlendirmek istiyorum.
Ben denizciyim ve 7,5 ay memlekete uğramıyorum. Şimdi, benim doktoruma gitmemem onun maaşının kesilmesine mi neden olacak? Peki ya aile hekimleri bazı ilaçları yazamıyor; yazarlarsa maaşları kesiliyor. Bu durumda ben istediğim ilacı yazdırmak için hastaneye gidiyorum, yine doktorun maaşı kesiliyor. Hatta sinirlenip düşük puan veriyorum, maaşı bir kez daha kesiliyor. Bu nasıl bir mantık? Siz aklınızı mı yitirdiniz?
Türkiye’de sağlık çalışanlarını iş bırakmaya zorlayan bu düzenlemeler bir eylem değil, tamamen doğal bir hak arayışıdır. Tasarruf etmek mi istiyorsunuz? O halde size başka örnekler vereyim:
Her mahallede en az dört cami var ve cemaat bir camiyi bile doldurmuyor. Ancak her camide bir imam var.
Beleş maaş alan ATM memurları, torpille oluşturulan gereksiz kadrolar.
Her milletvekiline tanınan üç danışman hakkı; 600 milletvekili için toplamda 1800 danışman!
Bu örnekleri çoğaltabiliriz… Doktorlarımız yıllarca eğitim alarak bu mesleğe geliyor. Peki bu uygulamalar bu insanlara reva mı? Sağlık gibi hayati bir konuda böylesine haksız düzenlemeler yapmak vicdani midir? Amacınız ne? Elbette bir sebebiniz var: Sağlık sektörünü özelleştirip özel hastane zinciri sahiplerinin ekmeğine yağ sürmek. Ancak bunun bedelini Türk hekimlerinden çıkarmak insafsızlıktır.
Sağlık sistemi zaten alarm veriyor. Hastanelerde sabah 5’te bile kuyruk var. İnsanlar randevu alamadığı için sırada bekliyor. Bu tabloyu görmezden gelerek sağlık çalışanlarını hedef almak çözüm değil. Bu siyaset değil, ekonomi değil, yönetim hiç değil; bu, açıkça ülkeyi çökertme planıdır.
Son olarak, bu yazıyı yazarken özellikle imamlara yönelik eleştirim nedeniyle linç edilmekten korkmuyorum. Vicdanı olan herkes, burada dile getirdiğim meselelerin haklılığını anlayacaktır. Doktorlarımıza yapılan bu haksızlıklara karşı onların yanında olduğumu dile getiriyor, eylemlerini canıgönülden destekliyorum.
Sevgi ve saygılarımla…”


ANKARA DA NELER OLUYOR?
“HAYATTA KALMA MÜCADELESİ”
AHMET KARAOĞLANOĞLU’NDAN YENİ YIL MESAJI
HEMŞİRE HANIM