Fatsa Söz Gazetesi / Fatsa'dan Güncel ve Özgün Haberler

DİNİMİZDE İNANÇ ONA BUNA SATAŞMAK DEĞİLDİR

DİNİMİZDE İNANÇ ONA BUNA SATAŞMAK DEĞİLDİR
Muharrem Dürümlü( muharremdurumlu@gmail.com.tr )
28 Nisan 2025 - 15:20

Müslümanlıkta her geçen gün büyüyen bir temsil sorunu vardır. Önce şu tespiti yapalım; İnanç retorik değildir. İnanç başkalarının hayat felsefelerini hedef alan açıklamaları yapmak değildir. İnanç politik hesapların içinden ona buna sataşmak hiç değildir.  İnanç yaşanan bir olgudur.  Sahibinin tüm davranışlarına yansıması gereken etik ve estetik bir üsluptur. Kuran ayetleri son derece çok açık; “ yapmayacağız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağız şeyleri söylemeniz Allah katında çirkin bir davranıştır. ( Saf 2/2)

Örneklerini her yerde gördüğümüz buyurgan saldırgan, çirkin din söylemi ve onun oluşturduğu ideolojik dindarlık dine son derece zarar vermektedir.

İslam kültüründe neyin din, neyin ahlak, neyin örf- adet, neyin hukuk, neyin siyaset olduğu çok açıktır. Ahlaki ilkelerle asla yüzleşmek istemeyen densizlerin  sayısı her geçen gün artıyor. Siyasal ve makamsal çıkarlar uğruna dinin bizatihi kendisi olan kavramlar yerle bir ediliyor. Evet din adalettir. Din hakkaniyettir. Din merhamettir., din sevmektir; yani din kısacası güzel ahlaktır. Bir dinde ahlak yoksa o din. Din olmaktan çıkar. En başta gençlerimizin attıkları tweetleri bir okuyun;  din ahlak vermez ya da ne kadar dindar gördüysek hepsi ahlaksızdır” gibi bir algı hakim ve bu algı her geçen gün büyüyor. Peki vebal kimin? Yıkmak yok etmek harabeye çevirmek bu kadar kolaydır işte; ancak haydi gelin yapalım kalpleri, onaralım gönülleri, arındıralım zihinleri desek, inandırabilecek miyiz?

Mümin güvenilir insandır. Elinden ve dilinden kimseye zarar gelmeyen insandır” demesi kolay, lakin dildeki davaya elde hüccet-ü burhan gerek.

Asıl olan Peygamberin Muhammed- ül Emin olduğunu anlatmak değildir, asıl olan Muhammed-ül Emin olmaktır Hz. Ömer den bahsedip, öyle adildi ki, devletin mumunu söndürür, kendi mumunu yakar ve özel işlerini öyle görürdü demek değildir. Din; belli makam ve mevkilere gelindiğinde adaletle ve hakkaniyetle hareket etmektir. En küçük haksızlığa bile izin vermemektir.  İslam barıştır demenin hiçbir esprisi yoktur. Bir Müslüman olarak herkesle barışık olmadığımız sürece. Bu da yetmez, barış ve refah ortamı için üzerinize düşen görevi yapmak zorundasınız.

Barış ortamı, herkese namaz kıldırarak, oruç tutturarak, kadınları tesettüre sokarak, her kişiyi kendiniz gibi inandırmaya çalışarak oluşmaz.

Kaldı ki, Allah’ın böyle bir muradı yok. Ama yeryüzünü fesada uğratmadan barış içinde yaşamayı tüm insanlığa emrediyor. Böyle bir yaşamın parametreleri çok açık bir şekilde bellidir. Evrensel ahlaki ilkeleri ve hukuku hakim kılmak.

Bunu şöyle bir formüle edebiliriz. Bireylerde güzel ahlak, devlet işleyişinde liyakat ve adalet. İşte böyle bir ortamda İslam kendine yer bulur ve gerçek dindarları yetiştirir. Hz. Peygamber’e bir sahabe sorar;

Ey Allah’ın Elçisi bana eyle bir şey söyle ki; senden başka kimseye İslam hakkında soru sormama gerek kalmasın.

Hz. Muhammed’ in verdiği cevap tam da İslam dininin aksıdır.

Kıymetli okuyucularım bizler elbette Müslüman bir Ülke de yaşıyoruz. Kuran’ın  ve peygamberimizin de dediği gibi; herkes inancında elbette serbesttir. Din de zorlama yoktur. Kimseyi de inancından dolayı da eleştirmeye de hakkımızın olmadığını bilelim. Kalın Sağlıcakla!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
KÖŞE YAZARLARI

Copyright © 2020 / Fatsa Söz Gazetesi / Tüm hakları saklıdır.