Gazetemiz yazarı Nihat Hardal’ın bu haftaki köşe yazısı…
“Bütün siyasi partilerin ülke yönetimi için parti programların da bir kalkınma planları vardır.
Çünkü Devlet yönetimi ciddi bir iştir. Kalkınma planlarını seçim kazandıkları andan itibaren kısa, orta ve uzun vadeler olmak üzere üç aşamalı olarak devreye sokulmalıdır.
Mesela ülkenin tarım politikasındaki gelir, İhracat için 1 milyon dolar civarındaysa o rakamı üç yıl sonra 1 milyon 500 bin dolara, beş yıl sonra bu rakamı 2 milyon dolara çıkarmak gibi bir hedefi olmalıdır.
Kişi başına düşen milli gelir, içinde bulunduğumuz yıl 10 bin dolar ise, 3 yıl sonra 11.000 dolara, 5 yıl sonra 12 bin dolara yükseltmek gibi bir ekonomik programı olmalıdır.
Çünkü devlet yönetimi ciddi bir iştir, program ister liyakat ister.
Türkiye’de 1963 yılından itibaren devlet tarafından hazırlanan kalkınma planları Ekonomi, Sağlık, Eğitim, Ulaşım, Sosyal güvenlik, Adalet, vb. konularda gelişme ve kalkınmayı hedefleyen ve kamuda uygulanması için titizlikle takip edilen stratejik bir plandır.
23 yıldan bu yana ülke’yi olabildiğince güçlü yöneten ve hiçbir mazareti olmayan AKP’nin nasıl bir kalkınma planı var merak ediyorum doğrusu.
2002 yılında AKP iktidara geldiğin de kişi başına düşen milli geliri Türkiye’den daha düşük olan Rusya, Çin, Romanya, Bulgaristan ve Kazakistan, 2020 yılı itibarıyla Türkiye’den daha yüksek kişi başı gelire nasıl yükselmiştir.
Koymuş olduğu hedeflerin hiçbirisini tutturamayan hatta tamamında geride kalan bir siyasi anlayışının bu ülke için artık zaman kaybından başka bir şey değildir.
Ekonominin ve kalkınma planının yerle bir olduğunu hem görüyorsunuz hem de yaşıyorsunuz. Bazı okurların ekonomimiz kötü ama dış politika da dimdik ayaktayız diye cevap verdiklerine çoğu zaman şahit oluyorum.
Peki gerçekten dimdik ayakta mıyız?
Dış politikaya baktığımız da Amerika, İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Mısır ve Suriye meselelerini hatırlıyor musunuz?
Amerika için Rahip brunson, İsrail’de mavi marmara, Mısır da sisi, suriye’de esat ve süleyman şah türbesi olayından sonra hükümetin yaptığı geri adım atma olayından sonra yüzümüz kızarmadı mı?
Diğer taraftan Suudi arabistan ve Hindistan’ın Türk mallarına uyguladığı boykot olayından haberiniz varmı.
Hükümet sadece dış politikada mı tutarsız davranıyoruz dersiniz? maalesef ama içeride de durum pek parlak değil.
Örneklendiriyorum.
1) Seçim kaybetsem de kimse bana EYT yi kabul ettiremez diyen bir anlayışın, seçim kapıya dayandığında kaybetme endişesine kapılıp, dün söylediği sözleri unutup, bugün EYT’yi hiç bir şey olmamış gibi çıkarırsa bana bu partinin kırmızı çizgileri vardır diyebilir misiniz?
2) CHP dini bayramlarda emekliye bir maaş ikramiye verelim dediğinde’’ Bekara karı boşamak kolay, kaynak mı varda böyle bir parayı verelim’’ dedikten kısa bir süre sonra emekliye bayram ikramiyesi için yasa çıkaranların bir ekonomik programı var mıdır sizce?
3) CHP’nin paralı askerlik için meclise verdiği önergenin ardından ‘’önce bunu şehit annelerine sormak lazım, bakalım onlar bu duruma razı gelecekler mi? Dedikten bir müddet sonra, paralı askerlik için yasa çıkaranların hatta bu yasayı kalıcı hale getirenlerin kırmızı çizgilerinden bahsedebilir misiniz?
4) Amerika’ya hitaben ver papazı al papazı dedikten sonra, onlardaki papazı almadan bizdeki papazı ilk uçakla gönderenlerin dik duruşu olabilir mi?
5) Sadece kendine verilen oyları millet iradesi sayan, muhalefetin kazanımlarını gayrimeşru gören bir anlayışın bu ülke için zararlı olduğunun farkında değil misiniz?
Bence bu iktidarın ne bir kalkınma planı var, nede bir kırmızı çizgisi, ülkeyi tamamen içi boş bir gündemle meşgul ederek koltukta kalma sürelerini uzatmaya çalışıyorlar.
Sonuç olarak bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete.
Yazının başlığı AKP genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakan olduğu döneme aittir. Bir gurup konuşmasında CHP ye yönelik eleştirisinden alınmıştır.
Lütfen herkes oturduğu koltuğun sorumluluğunu bilsin ve devlet yönetiminin çok ciddi bir iş olduğunun farkına varsın.”


GÜVERCİNLİK KÖYÜNDEN GEÇTİNİZ Mİ?
DİN TÜCCARI SİYASETÇİLER DEMOKRASİMİZE ZARAR VERMEKTEDİR