Fatsa Söz Gazetesi / Fatsa'dan Güncel ve Özgün Haberler

İKTİDAR VE GÜÇ SAHİPLERİNİN AKİBETİ

İKTİDAR VE GÜÇ SAHİPLERİNİN AKİBETİ
Muharrem Dürümlü( muharremdurumlu@gmail.com.tr )
26 Ağustos 2025 - 15:09

İnsana insanlığı unutturan ve ruhsal kaynaklarını kurutan unsurları içsel ve dışsal faktörler şeklinde tasnif etmek mümkündür.

Kibir, kıskançlık, haset, öfke, nefret gibi kişiliği ve karakteri olumsuz şekillendiren ve iç dünyasını adeta kokuşturan ve karartan tüm kötü huylara karşın, insanın direnebilecek bir güce ve iradeye sahip olması, ona bahşedilmiş en büyük özelliğidir.
Kuşkusuz aklı başında her insanın, tek etmek istediği huyları olabileceği gibi, özendiği ve alışkanlık haline getirmek istediği hasletler de vardır ve hep varolacaktır.

Dolaysıyla kişinin, iç ve dış dünyasında yaşadığı olumsuzluklar karşısında otokontrolünü kaybetmemesi gerekir. Bu da yetmez, her daim bakımlı ve güzel görünmek isteyen insanın çabası misali, kendi gönül dünyasının bahçıvanı olmak durumundadır.
Bir taraftan fazlalıkları ve kuruyanları budayıp atmak, diğer taraftan taze fideler, güller ve rengarenk çiçekler dikmek, bahçeyi yeni ve diri tutacaktır.

İnsanın önemsiz ve anlamsız şeylerle meşguliyeti yerine, yaşantısını anlamlandıracak işler ve aidiyetler oluşturması gerekir. İç dünyasına gönderdiği ihtimam, hayır ve iyilik kapılarını ona aralattıracaktır. Aksi takdirde bencilliğin, dar görüşlülüğünün, zayıf noktalarının kurban olmaktan kurtulamayacaktır.

Dış faktörler ise sonradan kazanılmış, madde ve güç odaklı, insana ait olmayan yani geçici/emanet olarak verilmiş ve fakat bunu bilmesine rağmen hiç terk etmeyecekmiş gibi dört elle sarıldığı şeylerdir. Mal, ikbal, makam, şöhret, kazanç düşkünlüğü ve dünya refahını her şeyin üstünde görmek anlayışı, insanı, hayatın hakiki ve yüksek gayelerinden alıkoyduğu gibi çoğu zaman helakine sebep olmuştur.

Garip bir tutumdur ki insan her daim kendini aldatır. İçsel ve dışsal tam da sınavı olarak belirlenmiş hususlarda, yaptığı her yanlışa bir kılıf bulur. En büyük düşmanı kendisinde kökleşmiş ve hiç bitmeyen arzuları, istekleri ve kuruntuları olduğu halde, iç halini açığa çıkartmaktan ve onu okumaktan hep uzak durur. Rabbi ile arasındaki mesafe kendi gerçekliğinin farkında olmayışıdır. Bir başka ifadeyle “ kendini bilmeyişidir”

Tüm ilahi dinlerde var olan “ ahiret vurgusu” ve “ hesaba çekiliş” insanın kendini kandırmamasına yönelik bir hatırlatma, bir ihtar olsa gerekir. Yani gün gelecek “ din gününde” iyi ve kötü yapılan tüm davranışlar olarak nitelenen ameller tartılacak ve kendi kendisiyle insanın yüzleşmesi sağlanacaktır.

Allah’a karşı sorumluluk bilincini oluşturmuş kişi, bu yüzleşmeyi zihninde canlı tutan ve hayatını bu istikamet üzere yaşayan insandır. Kur’anın ifadesiyle bu insanın adı muttaki yani takva sahibi olandır.

İslam düşünce tarihinde önemli bir yere sahip olan, ilim ve fikir adamı Fazlur rahman İslami yenilenme makaleler kitabında, gücü ve iktidarı elinde bulunduranların, değerlerle nasıl ters düştüklerini şu ifade ortaya koyar.

Kur’ana göre bu dünyada şu veya Bu açıdan başta/önde bulunmak ebediyen devam etmez. Çünkü iktidarda ve refah içinde bulunan insanlar er veya geç takvayı kaybederler. Ve yeryüzünü bozmaya, fesat çıkarmaya başlarlar. böylece de onların sahneden kalkmaları olur. Onlar yeryüzünde böbürlü olurlar. Onlar yeryüzünde böbürlü olurlar.

Kur’an açık, açık şunu ilan ediyor. Allah’ı insana karşı harekete geçiren şey, insanın bizzat kendisinin bitmek bilmeyen davranışlarıdır.

Kur7anı ayna tutmaktır. Fakat aynaya bakma ihtiyacı duymayanlara yapılabilecek bir şey yoktur! Kalın sağlıcakla !

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
KÖŞE YAZARLARI

Copyright © 2020 / Fatsa Söz Gazetesi / Tüm hakları saklıdır.