Son zamanlar da yapılan anayasa tartışmaları ülkenin gündemine oturmuş durumda. İktidar seçimi kaybetmiş ikinci parti konumuna düşmüştür. Halk desteğini yitirmiş bir iktidarın hiçbir şey olmamış gibi davranarak yeni anayasa talebini gündeme getirmesi sizce ilginç değil midir?
Ülke yangın yeri olmuş ama iktidarın ülkeyi değil de cumhurbaşkanını kurtarmak gibi bir telaş içersin de olduğunun farkında mısınız?
Çünkü biliyorlar ki cumhurbaşkanı koltuğunu kaybederse BOP işlemez, biliyorlar ki cumhurbaşkanı koltuğunu kaybederse sığınmacı olarak adlandırılan ama gerçekte işgalci olan yabancılar ülkelerine geri gönderilir. Çünkü biliyorlar ki iktidar seçimi kaybederse büyük yolsuzluk dosyaları açılır ve geçmişte Türk ordusuna büyük darbe vuran Ergenekon, balyoz ve fetö davaları yeniden görülür.
Peki böyle bir durum Amerika’nın işine gelir mi? Tabi ki gelmez çünkü BOP’un devam edebilmesi için bu iktidara ihtiyaçları var. Bunları görmüyor musunuz?
Bu durumu gören siyasetçiler ve siyasi partiler elbette var, onların da basın gücü olmadığı için seslerini duyuramıyorlar (var olanları da kapatmaya çalışıyorlar veya kayyum atıyorlar Tele 1 de olduğu gibi) dolayısıyla gerçekleri halk ile buluşturamıyorlar.
Özgür Özel tutuk başladığı genel başkanlık serüvenine, özellikle 19 marttan sonra hükümetin yaptığı hukuksuz operasyonlara şiddetle karşı çıkarak gerçek anlamda muhalefet yapmaya başlamıştır. Çünkü gücünü milletten alan bir siyasi partinin geri adım atma şansı yoktur. 31 Mart 2024 seçimlerin de milyonlarca insan iktidardan kurtulmak için CHP’ye bir şans vermiştir ve bundan dolayı da beklentilere cevap verebilecek bir muhalefet yapmak zorundadır.
Bu durumu gören iktidar, var gücüyle CHP’ye saldırarak partiyi çökertmeye çalışmaktadır, aslında çökertmeye çalıştığı CHP değil böyle devam ederse Türkiye’dir.
Türkiye’nin acil çözülmesi gereken üç temel sorunu vardır. Bu üç temel sorunu da bu hükümetin kendisi yaratmıştır, dolayısıyla sorunu ve sorunları yaratan bu iktidar olduğu için çözme şansıda yoktur.
Nedir bu sorunlar,
Birincisi adaletsizlik,
Adaletsizlik bütün ülkenin damarlarında dolaşan bir mikrop haline gelmiştir.
İktidar işini gücünü bırakmış bütün mesaisini muhalefete hukuk yoluyla ayar vermeye çalışmaktadır. Gazetecileri ve siyasileri içeri atarak bir kaos ortamı yaratmıştır. Bu kaotik ortam zaten bozuk olan ekonomiyi yerle bir etmiştir ama bu durum iktidarın umurunda bile değildir.
İkincisi ekonomik buhran,
Bu ülkede ekonomik kriz yoktur ekonomik buhran vardır. Ekonomisi böylesine darmadağın olan bir ülkede, ülkeyi yönetenler halen şatafat içinde hayat sürüyorsa artık söylenecek söz bitmiştir.
Üçüncüsü sorun ise sığınmacılardır.
Savaştan kaçarak canlarını zor kurtardılar masalını artık yemiyorsunuz değil mi? O sığınmacılar bu ülkeye yerleştiler ve artık bu iktidar kaldığı sürece dönmeyecekler. Bu durum beka sorunu değildir de nedir.
Eğer bu üç temel sorunu da çözemezseniz, bu ülkenin rampa aşağı inen freni patlamış kamyon gibi son sürat uçuruma doğru gittiğini göreceksiniz.
CHP bu üç temel sorunu çözmek için iktidarı sıkıştırarak ülkeyi acilen erken seçime götürmeli ve Türkiye’ye rahat bir nefes aldırmalıdır.
Ülke demokrasiden ve adaletten uzaklaştıkça emperyalist güçlerin etkisi altına daha fazla girmektedir. Türkiye artık bağımsız bir ülke değil, aksine Dünya’ya bağımlı bir ülke haline getirilmiştir. Bu duruma gelinmesi için emperyalizm yıllarca çalıştı, önce değerli fabrikalarımızı yok pahasına sattırdı, arkasından tarım ve hayvancılığa kota getirilerek bitirildi. Geçiş garantili yol ve köprüler yaptırarak yıllarca ödenmesi çok zor olan borç sarmalının içine sokuldu, son 15 yıldan bu yana da sığınmacı işgali yaratılarak Türk nüfus yapısı değiştirilmeye çalışıldı.
Yani bu demektir ki emperyalizmin kıskacından kurtulamayan Türkiye BOP’u tıkır tıkır işletmek zorundadır.
Bunlardan dolayı da muhalefete düşen sorumluluk her zamankinden daha fazladır.
Çünkü, Mustafa Kemal Atatürk’ün tırnaklarıyla kazıyarak kurduğu bu Cumhuriyeti, bir kişinin ihtirasları ve yanlış politikaları yüzünden heba edemezsiniz.
Daha güçlü sesler çıkarmaya devam etmezsek sonumuz Venezuela’dan farklı olmaz. Anayasa değiştirme talebi ihtiyaç olduğundan değil, bir kişiyi ölene kadar o koltukta tutmak içindir.
Haberiniz olsun.


“HAYATTA KALMA MÜCADELESİ”
“KARADENİZ DE ANITI OLMAYAN TEK ŞEHİR FATSA”
AHMET KARAOĞLANOĞLU’NDAN YENİ YIL MESAJI
HEMŞİRE HANIM