Gazetemiz yazarı Haluk Ekiz’in yazısı .
Dün Fatsanın Kabakdağı köyündeydik. Ah bir de şu köylerimizi bize geri verseler var yaa! Cennetin kapılarını açarlar misali. Nedense mahalle demeye dilimiz varmıyor.
Türkiyenin çok az yerinde uygulanan TOHUM TAKAS ŞENLİĞİ vardı. Üstelik altıncısı yapıldı.
Çok iyi hatırlıyoruz bundan yaklaşık 25 yıl önceydi. Güven bey, köylerin, üretimin, üretmenin ve para hırsına kapılmadan kendi kendine yetme felsefesinin temelini atmak için bir başlangıç yapmıştı.
Ömrünü, bacasız fabrika olarak adlandırılan TURİZM sektöründe geçiren GÜVEN ÖZEL Kabakdağlıdır.
Yıllarca yerli yabancı sayısız turist tanımış ve bu konuda uzman olmuştur.
Kendisi, Türkçe ve Gürcüce dahil ALTI DİL bilmektedir.
İlk zamanlar, Güven beyin anlattıklarını kendisine uzak gören, inanmayan, inanmak istemeyen, mümkün görmeyenler yüzünden bu düşüncesi pek kabul görmemişti.
Beş altı kişi bilemediniz on kişiyi geçmiyordu yaptığı toplantılar.
Bunun bir de bürokrasi tarafı vardı. Orada da çok zorlandı Güven bey. Ona inanıp güvenen az sayıda insanın desteği ile çoğu zaman inancı kırıldı.
Ama hep direndi. Anlattı. Bıkmadan tekrar tekrar anlattı.
Ama işi zordu.
Çünkü bırakın etrafındaki illeri ilçeleri, Türkiyede bile anlattıklarının benzeri bir uygulama yoktu.
Ama sonunda başardı.
Kısaca OYB Felsefesi adı altında (merak edenler detaylı bilgiyi kendilerinden temin edebilirler) bugün çok büyük mesafeler kaydedilmiştir.
Kabakdağı Ordunun en güzel köyü seçildi.
Köyde yerli yabancı ziyaretçiler için günübirlik gezi ve konaklama imkanı olan oteller yapıldı.
Üretmenin, kendi kendine yetmenin öneminin daha da hissedilmesi adına TOHUM TAKAS ŞENLİĞİ yapıldı.
Amaç, hibrit tohumlardan ziyade, atalardan miras kalan sağlıklı ve kaliteli tohumları korumak, kullanmak ve gelecek nesillere aktarabilmek.
Çevre köyler, civar iller ve yurtdışından bile gelip tohum takası yapılabiliyor.
Bu yıl altıncısı yapılan şenliğe çok kalabalık bir katılım sağlandı.
Standlar açıldı. Tohumlar sergilendi. Takaslar yapıldı.
Yerli yabancı gelen misafirlere, köylerde yaşarken aynı zamanda neler üretilebileceği hissettirildi.
Bize göre enkinliğin et etkili ürünü, FINDIK dallarında UÇ KURUSU denilen kürdanımsı kuru çalıların toplanıp KİBRİT misali ateş tutuşlamak için kulanılabileceğine dair küçük balyalardı.
Bu çalılar aynı zamanda, bu topraklarda yaşayan insanların, fındığın ölü dallarından bile faydalanıp hayatlarına yön verebildiğini görmek ve göstermek adına MADEN sevdalılarına en etkili mesajdı.
Son günlerde, ORDU halkını çok tedirgin eden MADEN arama faaliyetlerini yürütenlerin, bu toprakların bizler için ne kadar önemli ve değerli olduğunu bu UÇ KURUSU paketlerinden anlamaları gerektiğini kafalarına iyice sokmalarını tavsiye ediyoruz.
Yazımızı, İlk ateşini FINDIK UÇ KURUSU ile tutuşlayan Güven Özel’in yaktığı, sonrasında ise Kabakdağında yaşayan herkesin sahiplendiği MEŞALENİN ışığının tüm Türkiyeden görünmesi ve benimsenmesi temennisiyle,
Herkese Selam,
Herkese Saygı.


KABAKDAĞ’DA TOHUM ŞENLİĞİ
HAKKINIZI ARAYIN.
TARİH KOKAN ASMA KÖPRÜ