Gazetemiz yazarı Haydar Melek’in bu haftaki köşe yazısı…
“Bir ülkede adalet bazen mahkeme salonlarında değil, pazarda, çayhanede, lokantada ölçülür. Bugün o terazinin ibresi çoktan şaşmış durumda.
Resmî açıklamalara bakarsanız her şey yolunda. TÜFE düşük gösterilmiş, TEFE ile süslenmiş tablolar ekranlardan akıyor. Ama emeklinin maaşına gelince o rakamlar bir anda buharlaşıyor. Enflasyon var deniyor, ama emekliye gelince “hesaplama yöntemi” devreye giriyor. Kağıt üzerinde herkes korunuyor, hayatta ise kimse.
Dünün emeklisi torununa bayram harçlığı verir, arada bir küçük bir hediye alırdı. Bugünün emeklisi ise torununu severken cebini düşünüyor. Oyuncakçı vitrini önünden başını çevirerek geçiyor; “bir dahaki sefere” dediği o günler hiç gelmiyor. Çünkü maaş artışı, fiyat artışının hep gerisinde bırakılıyor.
Tatil mi? O kelime artık bir anı. Deniz kenarında bir hafta değil, memlekete bile gidememek var. Otobüs bileti lüks, misafirlik bile masraflı. Eskiden “emeklilik dinlenmekti”. Şimdi…
Çayhane meselesi bile başlı başına bir hikâye. Eskiden selam verip oturulan masaya şimdi cüzdan kontrolüyle yaklaşılıyor. Çay içmek keyif değil, hesap işi. İkinci çay gelmeden önce “acaba param yeter mi” endişesi… İnsan, dost meclisinde bile kendini eksik hissediyor.
Lokantaya girmek ise neredeyse cesaret işi. Çorbasını kuytu bir köşede, kimseye görünmeden içip hızlıca çıkan emekliler var bu ülkede. Garsonla göz göze gelmemeye çalışan, menüye değil fiyata bakan insanlar… Bu bir yoksulluk değil sadece, bu bir onur kaybı.
Ve tüm bunlar olurken iktidar hâlâ “büyüme”, “istikrar”, “başarı hikâyesi” anlatıyor. Yanlış ekonomi politikalarının faturası hep aynı kesime kesiliyor. Faizi, kuru, enflasyonu yönetemeyenler; yükü yönetecek mecali kalmamış insanlara yüklüyor.
Bugün mesele rakamlar arasındaki fark değil. Mesele, rakamlarla insanların hayatı arasındaki uçurum. TÜFE düşse ne olur, TEFE artsa ne olur? Emekli torununa hediye alamıyorsa, çay içerken hesap yapıyorsa, çorbasını gizli saklı içiyorsa o ekonomi çoktan iflas etmiştir.
Çünkü ekonomi, grafik değil; insan hayatıdır. Ve bu ülkede uzun zamandır rakamlar yaşıyor, insanlar değil.”


SİZCE İL OLMAYI KİM HAK EDİYOR?
NEDEN ÜÇ İLAÇ YAZILIYOR ?
BALIK BAŞTAN KOKAR