Fatsa Söz Gazetesi / Fatsa'dan Güncel ve Özgün Haberler

HARBİ TUR

Başkan Kibar; “FINDIĞIN ALTERNATİFİ YOK”

Başkan Kibar; “FINDIĞIN ALTERNATİFİ YOK”
11 Ekim 2018 - 8:37

İlçemiz ve bölgemiz için en güncel konu olan fındık tarımı ve fiyatları ile ilgili, Fatsa üreticisinin sözcüsü olan Ziraat Odası Başkanı İbrahim Ethem Kibar’la bir söyleşi gerçekleştirdik.

Mahsulün böylesine az olduğu bir sezonda serbest piyasada oluşan fındık fiyatlarının 15 liranın altında olmaması gerektiğini vurgulayarak sözlerine başlayan Başkan Kibar şöyle devam etti: “Fındıkta yıllardır gücüne güç katan bir tekelleşme söz konusu, bunu artık devletimiz de kabul ediyor. Fındıktaki tekelleşme, Her geçen yıl düşen verim ve kalitede, üretimden uzaklaşan üreticiler, Fındık tarımının dünü, bugünü, yarını gibi konularda bölgemiz milletvekilleri ile sürekli görüşmeler ve raporlarla irtibat sağlıyoruz. Bu sezonki Fındık fiyatlarının belirlenmesinde ‘toprak mahsulleri müdahale alımı yapacaksa  15 liranın altında bir fiyattan yapmamalı, Müdahale alım fiyatı 15 lira seviyesinde olursa serbest piyasa fiyatları bu rakamların üzerinde çalışabileceğini belirttik. Fakat  her zamanki gibi fotoğraf doğru okunamadı. 3 yıldır maliyetinin altına fındık satan üreticilerimiz. Yine fındıktaki tekelin söylediği fiyattan fındığını satmak zorunda kaldı.

Bizim devlet büyüklerimize anlatmakta zorlandığımız en önemli konu Fındık tarımının bitme noktasına geldiğidir. Son yıllarda sürekli zararına mahsulünü satan üreticilerimiz üretim kanadından uzaklaşıyor. Her geçen yıl verim ve kalite düşüyor, bununla birlikte de fındığın üreticilerimize maliyeti artıyor. En azından üreticilerimiz bu seneki az olan mahsulünü iyi bir fiyattan satabilirse önümüzdeki sene bahçesine bakım yapabilir dedik. TMO`nun müdahale alımı yapmayacağı haberini aldıktan sonra üretici bazında ciddi bir hayal kırıklığı yaşadık.

Ziraat Odaları olarak pes etmedik. Bölge milletvekillerimizle görüşerek, TMO madem fındık almayacak, en azından geçen seneden almış olduğu ve elinde bulunan yaklaşık 90 bin ton fındığı yeni  sezon mahsulü dalda gözükene kadar satmama taahhüdünde bulunsun. Emin olun bunun açıklanması TMO`nun müdahale alımı yapmasından daha önemli dedik. Mevcut rekoltenin ihracat talebini karşılaması mümkün olmadığından dolayı bu taahhüdün serbest piyasa fiyatlarını hızla üreticinin tatmin olacağı seviyeye, yani 14-15 liranın üzerine çıkarabileceğini belirtik. Bu konuyla ilgili ciddi lobiler oluşturduk, siyasilerimize uzun uzun bunları anlattık. TMO geçen hafta itibariyle bir açıklama yaptı. “Geçen yıldan elinde olan mahsulü 2018 yıl sonuna kadar satmayacağını taahhüt etti. Bununla birlikte üreticilerimiz ikinci bir hayal kırıklığı yaşayarak bu yılki mahsulden de ümidini kesti. Çünkü fındığını bekleten üreticilerimiz, acaba bu yıl az olan mahsulümü kıymetli fiyattan satıp gelirimi arttırabilir miyim diye düşünürken TMO`nun bu açıklaması fiyatla olan beklentileri de bitirdi.

Fakat döviz kurunda olan artış ve rekoltenin düşük olmasından kaynaklı, ilerleyen zamanlarda fındık fiyatlarından ümitliyiz. Geçen yıl TMO`ya izletilen yanlış politikalardan dolayı üreticilerimizin ve ülkemizin kaybı 1 milyar dolara yakın.

Ülkemizde fındık üreticisi ve fındık tarımı olarak sonu gözükmeyen bir noktaya doğru gidiyoruz. Zararına satılan mahsuller sonrasında oluşan bakımsız bahçelerin tekrar bu verim ve kaliteye ulaşması için 3-4 yıl ekstradan bakımlar gerekecek ki bu da fındık üreticileri açısından oluşabilecek bir durum değil. Yani bugünkü düşük fındık fiyatı fındığımızın geleceğini öldürüyor. Üzülerek söylüyorum; olmayan fındık politikamıza devam edersek fındık tarımı ilerleyen yıllarda bölgemizde konuşulamaz hale gelebilir. Bugün ülkemize 3-4 milyar dolar döviz girdisi sağlayabilecek bir durumdayken geçen yılı bunun yarısına yakın bir rakamla sezonu kapattık.

 

BUGÜNKÜ FİYATIN AÇIKLANABİLİR BİR TARAFI YOK

Ülkemiz dünya Fındık üretiminin %75’ine sahip olup, ürettiğimiz fındığın %80’ini ihraç eden bir ülke olarak mutlaka fındıkla ilgili 10 yıllık, 20 yıllık stratejik planlamalar yapmamız lazım, fındığın milli bir ürün olarak iç piyasada kabullendirilmesi ve ciddi çalışmaların yapılması gerektiğini düşünüyorum. Bu, fındık tarımının geleceği için olmazsa olmaz.

Fındıktaki tekelleşme her geçen gün gücüne güç katıyor ve bugün fındık sektöründe sadece üreticilerimizi değil, diğer ihracatçıları da kendi yönetim politikalarını kabul ettirmek zorunda bırakıyor. Gelişmiş tarım ülkelerinin tarım ürünleri politikalarına baktığımızda bu işler hep kooperatifler üzerinde başarıya ulaşmış. Fakat bizim fındık sektöründe, bir dönem sektöründe dünyanın en büyük sivil toplum örgütü olan Fiskobirlik’in bugünkü durumu içler acısı. Fındıkta toprak mahsullerinin yerine mutlaka Fiskobirlik’in söz hakkı olması lazım ama bu yönetim anlayışı ile değil. Mutlaka devletin elinin ve denetiminin olduğu bir Fiskobirlik anlayışı ile Fiskobirlik’i tekrar canlandırmamız, ürünlerini piyasada tanıtıp bu ürünlerin yerli ve milli bir ürün olduğunu, fındığın milli bir ürün olarak tüketilmesi ve tanıtılması gerektiğini, sahiplenilmesi gerektiğini anlatarak bugünkü döviz girdilerimizin 3 katına, 4 katına çıkarabilmemiz mümkün.

 

BÖLGEMİZDE FINDIK TARIMININ ALTARNATİFİ YOK

Bu kadar geniş bir coğrafyada fındık tarımı haricinde bir tarımın yapılması söz konusu değildir. Başka bir tarım ürünün yapılıp da bunun pazarlanması mümkün değildir. Fındık Karadeniz’de sadece tarımı yapılan bir ürün değildir. Köylerimizde erozyonun önlenmesine, dağlarımızın beklenmesine kadar birçok sosyal yönden etkisi vardır. Daha önce fındığın alternatifi olur mu diye birkaç konu olmuştu. Kivi gibi denemeler gerçekleşmişti. Fakat çok küçük alanlarda bile bu üretim alanı birazcık arttığı zaman kivinin pazarının 1 liraya kadar düştüğünü gördük. Çok geniş bir coğrafyada fındık üretimi gerçekleşiyor. Fındığa alternatif ek gelir sağlanabilecek tarımsal ürünler yapılabilir mi? Mutlaka yapılabilir. Ama fındığın bölgemizden sökülüp onun yerine başka bir yatırım ürününün yapılması söz konusu değildir”.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
KÖŞE YAZARLARI

Copyright © 2020 / Fatsa Söz Gazetesi / Tüm hakları saklıdır.